Viko Elektrik Firması Ortaklarına 'Himmet' Fezlekesi

Haber Tarihi : 13.12.2017 17:42:35 Şirketin eski ortağı Cahit Durmaz ve ortağı İsmail Ali Dağbaşı’nın da aralarında bulunduğu 8 şüpheli hakkında, 'silahlı terör örgütü üyeliği ve terörizmin finansmanı' suçlarından 25 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istemiyle fezleke hazırlandı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve gereği için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen fezlekede, Viko Elektrik şirketinin, FETÖ ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle KHK ile kapatılan Türkiye Yüksek Tahsil Gençliği Öğrenim ve İhtisas Vakfı'na, 20112014 yılları arasında toplam 5 milyon 67 bin 345 lira bağışta bulunduğunun tespit edildiği bildirildi Fezlekede, kapatılan vakfın 20112013 yıllarında toplam 38 milyon 824 bin 656 lira yardım topladığı ve şirket yardımlarının bu vakfın toplam gelirinin yüzde 13'lük kısmını karşıladığının tespit edildiği belirtildi Viko Elektrik firmasının Bank Asya'daki hesaplarının 20142015 yıllarına ilişkin hareketlerine yer verilen fezlekede, başka bankalardan gelen yüksek miktarlı paraların Bank Asya'daki katılma hesabına aktarılmasının FETÖ tarafından yapılan, 'bankaya para yatırma çağrısı' ile aynı zamana denk geldiği ve para girişinin örgüt çağrısı nezdinde gerçekleştiği öne sürüldü.
A +   A -

Viko Elektrik şirketinin eski ortağı Cahit Durmaz ve ortağı İsmail Ali Dağbaşı'nın da aralarında bulunduğu 8 şüpheli hakkında hazırlanan fezlekede, bu şirketin FETÖ ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle KHK ile kapatılan Türkiye Yüksek Tahsil Gençliği Öğrenim ve İhtisas Vakfı'na, 2011-2014 yılları arasında toplam 5 milyon 67 bin 345 lira bağışta bulunduğunun tespit edildiği bildirildi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan ve gereği için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen 17 sayfalık fezlekede, “şüpheli” olarak Cahit Durmaz, İsmail Ali Dağbaşı, Muhammet Bilal Selki (tutuklu), Zafer Durmaz, Ayten Dağbaşı, Gülay Selki, Selim Dağbaşı ve Türkan Durmaz yer aldı. Bu kişilerle ilgili "suç" olarak da fezlekede, "silahlı terör örgütü üyeliği" ve "6415 sayılı yasaya muhalefet (terörizmin finansmanı)" suçları gösterildi.

- "Viko firmasıyla ilgili çok sayıda ihbar değerlendirildi"

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) kuruluşu, yapısı, amacı ve eylemlerinin özetlendiği fezlekede, çok sayıda ihbarın birleştirilmesi neticesinde başlatılan soruşturma kapsamında, Musa Ağırbaş isimli kişinin Viko Elektrik firması sahipleriyle FETÖ/PDY üyesi oldukları, örgüte finans desteği sağladıkları, birçok ülkede örgütün okullarının inşaatlarını gerçekleştirdikleri, seçim zamanında hükümete olumsuz propaganda yaptıkları aktarıldı.

Musa Ağırbaş'ın Mina Mimarlık isimli şirketinin bulunduğu, Viko firmasının eski yönetim kurulu başkanı Cahit Durmaz ile insan kaynakları sorumlusu Gülay Selki’nin örgüte para topladıkları, aynı kapsamda Viko firmasının gerek firma olarak ve gerekse yetkililerinin örgütle bağlantılarının bulunduğu yönünde çok sayıda ihbarın birleştirildiği ve soruşturmaya başlandığı bildirildi.

İhbara konu Mina Mimarlık şirketinin ortakları olan ve haklarında yakalama kararı çıkarılan Musa Ağırbaş ve İlknur Ağırbaş’ın soruşturma dosyasının bu dosyayla bir bağlantısı olmadığı ve firari olmaları gerekçesiyle ayrıldığı bilgisi verilen fezlekede, 1980 yılında Cahit Durmaz, Mehmet Duman ve İsmail Ali Dağbaşı tarafından kurulan Viko Elektrik firmasının 1999 yılında anonim şirket olduğu, 2000’de şirkete Türkan Durmaz, Zafer Durmaz, Ayten Dağbaşı ve Selim Dağbaşı’nın ortak olarak alındığı, yönetim kurulunun Cahit Durmaz, Zafer Durmaz, İsmail Ali Dağbaşı ve Selim Dağbaşı’dan oluştuğu ve şirketin yüzde 90 hissesinin 28 Şubat 2014’de Panasonic Holding’e satıldığı belirtildi.

Satıştan sonra Selim Dağbaşı ve Zafer Durmaz’ın yönetim kurulu üyeliklerinden istifa ettiği, şirket ortaklar kurulunun Panasonic Holding, Cahit Durmaz ve İsmail Ali Dağbaşı isimli şahıslardan oluştuğu, sonraki süreçte kalan yüzde 10 hissenin de Panasonic Holding’e satıldığı ifade edilen fezlekede, şirketin satıştan önceki ortakları olan şahıslar hakkında ihbara konu iddialara ilişkin soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

- Kapatılan vakfa 5 milyon 67 bin 345 liralık bağış

Aynı suçtan dolayı haklarında başka soruşturmalar bulunan İsmail Ali Dağbaşı ve Cahit Durmaz hakkındaki dosyaların ayrılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği vurgulanan fezlekede, Viko Elektronik hakkında MASAK tarafından 3 Ekim 2016’da rapor düzenlendiği belirtildi. Raporda, "Firma sahiplerinin FETÖ/PDY ile iltisaklı başka çok sayıda kişi ve şirketle bağlantılarının bulunduğu, şirket hakim ortaklarından İsmail Ali Dağbaşı’nın Sema Eğitim Hizmetleri adlı şirket ortağı olduğu, bu şahısların yurt dışına para transfer ettikleri" şeklinde tespitlerin yer aldığı aktarıldı.

Söz konusu bilirkişi raporundaki şu tespitler fezlekede yer aldı:

"Viko Elektrik AŞ'nin yıllık bazda yüksek miktarlı FETÖ/PDY ile iltisaklı vakıf ve derneklere parasal yardımlarda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda KHK ile kapatılan Türkiye Yüksek Tahsil Gençliği Öğrenim ve İhtisas Vakfına 2011-2014 yılları arasında yüksek miktarlı bağışlarda bulunduğu, vakfa 2011 yılında toplam 3 milyon 374 bin lira, 2012 yılında 977 bin 345 lira ve 2013 yılında 716 bin lira olmak üzere toplam 5 milyon 67 bin 345 lira bağışta bulunduğu, vakfın 2011-2013 yıllarında toplam 38 milyon 824 bin 656 lira yardım topladığı, şirketin bu vakfa olan yardımlarının tamamının vakfın toplam gelirinin yüzde 13'lük kısmını karşıladığı anlaşılmıştır."

- Bank Asya’daki hesaplar ve dönemsel artış

Türkiye Yüksek Tahsil Gençliği Öğrenim ve İhtisas Vakfı'na ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından vakıf üst düzey yöneticileri ve yönetim kurulu üyelerine yönelik soruşturmanın tamamlandığı ve dosyanın tefrik edilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği bilgisi verilen fezlekede, Viko Elektrik firmasının Bank Asya’daki hesaplarının 2014-2015 yıllarına ilişkin hareketlerinin analiz edilmesi için bilirkişi görevlendirildiği ve bilirkişilerin 3 Ekim 2017 tarihli raporlarını savcılığa teslim ettikleri aktarıldı.

Fezlekede, söz konusu bilirkişi raporunda, şu tespitlerin yer aldığı bildirildi:

"Firmanın, bir bankadaki hesaptan 1 milyon 600 bin lira ile başka bir banka hesabından 1 milyon 400 bin lirayı EFT ile firmanın Bank Asya hesaplarına gönderdiği, 30 Aralık 2013 tarihinde bu paranın 1 milyon 500 lirasının bir banka hesabına, diğer 1 milyon 500 bin lirasının da başka bir bankanın firma hesabına EFT ile gönderildiği, 10 Ocak 2014'te firmanın bir banka hesabından Bank Asya'daki hesabına bir milyon lira EFT yapıldığı, 14 Ocak 2014'te bu paranın 520 bin liralık tutarının bir banka nezdindeki hesabına, 480 bin lirasının da başka bir bankadaki firma hesabına EFT gönderildiği, 22 Ocak 2014'te firmanın bir banka hesabından Bank Asya'daki hesabına 6 milyon 500 bin lira EFT yapıldığı, bu para ile aynı gün katılma hesabı açıldığı, 23 Ocak 2014'te (ertesi gün) katılma hesabının bozdurulduğu, aynı bakiye ile yeni bir katılma hesabı açıldığı, bu katılma hesabındaki paranın 31 Ocak 2014'te başka bir firmaya EFT ile gönderildiği tespit edilmiştir."

- "Örgüt çağrısıyla 1 milyon liranın altındaki bakiye 9 milyona çıktı"

Şirketin mali işlerden sorumlu genel müdür yardımcısının şüphelilerden Muhammet Bilal Selki olduğu ve para transferi işlemlerindeki bankalara şirket adına EFT talimatını gönderen kişi olduğunun tespit edildiği aktarılan fezlekede, tespitler doğrultusunda bilirkişi raporundaki sonuç bölümüne göre, "Her ne kadar kısa süreli de olsa önceki dönemlerde hesaba benzer para girişlerinin olmaması, gelen paranın katılma hesabına aktarılması ve örgüt tarafından yapılan bankaya para yatırma çağrısı ile aynı zamana denk gelmesi hususları göz önüne alındığında, para girişinin örgüt çağrısı nezdinde gerçekleştiği kanaati oluşmuştur." sonucuna varıldığı dile getirildi.

Şüphelilerin banka hareketleriyle ilgili bilirkişi raporlarına da yer verilen fezlekede, Cahit Durmaz ve Türkan Durmaz’ın Bank Asya'da bulunan ortak hesaplarının 2014-2015 yıllarına ait hareketlerinin analizi şöyle yer aldı:

"Hesap bakiyesi görünümünde 2014 yılı öncesinde 1 milyon liranın altındaki bakiyenin 2014 yılı içerisinde 5 milyon lira seviyesine taşındığı, Eylül 2014 döneminde 9 milyon lira seviyesine çıktığı, Kasım 2014 ve sonrasında eski seviyeye döndüğü, her iki şahsın hesaplarına çeşitli para giriş ve çıkışlarının olduğu, bankada katılım hesabı açtıkları ama hesaba bağlı çok sayıda ek hesapların başka bankalardan gelen paralarla açılarak katılım hesaplarına dönüştürüldüğü, sonuç olarak söz konusu para hareketlerinin şahısların örgüt talimatı nezdinde hareket ettikleri yönünde kanaat oluşmuştur."

- Şüpheli beyanlarına yer verildi

Fezlekede şüphelilerden Gülay Selki'nin Türkiye Beyazay Derneği, İstanbul İş Dünyası ve Kadın Derneği ile KHK ile kapatılan Anadolu Yakası İş Adamları Derneği üyesi olduğunun tespit edildiği belirtilirken, İsmail Ali Dağbaşı’nın Huzur İşadamları Derneği, Cahit Durmaz’ın KHK ile kapatılan TUSKON, Anadolu Yakası Sanayici ve İş Adamları Derneği ile Türk-Çin Sanayici İş Adamları Derneği'ne üye oldukları dile getirildi. Şüpheli Türkan Durmaz’ın ise, KHK ile kapatılan Samanyolu Tv'nin Digitürk’ten çıkartılmasını gerekçe göstererek aboneliğini iptal ettirdiği ve şüphelilerin ByLock kayıtlarına rastlanılmadığının tespit edildiği de bildirildi.

İfadelere yer verilen fezlekede, şüphelilerin suçlamaları kabul etmedikleri ve örgüt üyesi olmadıkları için etkin pişmanlık yasasından yararlanmak istemedikleri yönünde beyanda bulundukları kaydedildi.

Firmanın hakim ortakları olan şüpheliler Cahit Durmaz ve İsmail Ali Dağbaşı’nın beyanlarının birbirlerini tutmaması üzerine yüzleşme yapılmak üzere her iki şüphelinin huzurda yeniden beyanlarının alındığı belirtilen fezlekede, önceki beyanlarında ısrarcı olan şüphelilerin beyanlarını tekrar ettikleri ve her iki şüpheli arasında şirketin yönetimiyle ilgili görüş ayrılığının giderilemediğine de dikkat çekildi.

Fezlekede şüphelilerle ilgili "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan 7.5 yıldan 15 yıla ve "6415 sayılı yasaya muhalefet (terörizmin finansmanı)" suçundan da 5 yıldan 10 yıla olmak üzere toplam 12.5 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.