Türkler Sırbistan'da Kılıç Sallayacak

Haber Tarihi : 27.07.2018 11:01:28 İstanbul Tarihi Savaş Sanatları Birliği, Sırbistan’ın özel davetiyle 24-26 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek zırhlı dövüş turnuvası Just Out 2018’e katılacak. Türk ekip, aralarında Fransa, Rusya, İtalya, Almanya, Avusturya ve Ukrayna’nın bulunduğu ülkelerden yarışmacılara karşı kılıç sallayacak.
A +   A -

2016 yılının Aralık ayında tarihi savaş sanatlarını, kılıç dövüşünü, zırhlı dövüşü geliştirmek ve yaymak amacıyla kurulan İstanbul Tarihi Savaş Sanatları Birliği, Türkiye’yi yurt dışında çeşitli organizasyonlarda temsil etmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Sırbistan’da Manasija Manastırı’nda düzenlenen dövüş organizasyonuna katılan birlik, coşku ile karşılanmış ve ayakta alkışlanmıştı. Ekip, bu sene düzenlenecek organizasyon için Sırp devleti tarafından özel davet aldı.

BİR LİSENİN SPOR SALONUNDA ÇALIŞIYORLAR

Sırbistan’da ki organizasyona Türkiye’yi temsil edecek olan Türk ekip, 24-26 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek organizasyon öncesi Kadıköy’de bir lisenin spor salonunda çalışmalarını sürdürüyor. 10 kişilik ekip zırhlı dövüş ve ortaçağ savaş aletleri ile ilgili antrenmanlarına devam ediyorlar.

“BİZ TÜRK’ÜZ VE KILIÇ BİZİM KANIMIZDA VAR”

İstanbul Tarihi Savaş Sanatları Birliği Başkanı Yakup Efe Tunçay, çalışmalar hakkında bilgi verdi. Tunçay, çalışmaların oldukça verimli geçtiğini söyleyerek, “Spor maksatlı bir derneğiz. Spor kulübüne dönüşmeyi ve bu sporları ülkemizde spor olarak tescil ettirmeyi amaçlıyoruz. Genç arkadaşları kılıç sporuyla tanıştırmayı, kılıcı sevdirmeyi, dövüştürmeyi ve kılıç kültürünü Türkiye’de daha yaygınlaştırmayı, bunun uzmanlarıyla bir araya gelmeyi ve bilgi paylaşımı sağlamayı amaçlıyoruz. Niye kılıç diye sorduklarında, biz Türk’üz ve kılıç bizim kanımızda var diyorum. Kılıç bizim kültürümüzün ve geçmişimizin bir parçası ama biz bunu kullanmayı unutmuş vaziyetteyiz. Bu durumun bir benzeri okçulukta yaşandı fakat geleneksel Türk okçuluğunu diriltecek yazılı kaynaklar vardı. Ne yazık ki Türk kılıcı için yazılı kaynaklar yok. Biz Türk kılıcını diriltmeyi ve yaşatmayı amaçlıyoruz. Bunu yaparken de baş vuracak bir kaynağımız olmadığı için, bu yazılı kaynaklara sahip Avrupa kılıcı kültürüne ulaştık” dedi.



“TÜRK KILICINA YÖNELİK SİSTEM KURMAYI UMUYORUM”

Tunçay, Türk kılıcını diriltme ve yaşatma amacıyla ileriki dönemlerde Türk kılıcının nasıl kullanılacağı konusunda bir sistem geliştirmeyi hedeflediğini vurgulayarak, “Öncelikle Avrupa kılıcını öğrenip ustalaşacağız. Daha sonra Türk kılıcına döneceğim ve Türk kılıcının nasıl kullanılacağı konusunda bir sistem geliştirmeyi umuyorum. Bizim esas niyetimiz aslında bu kılıcı diriltmek, kılıcı daha çok yaymak, insanların bunu sevmesini sağlamak. Korkutucu bir savaş silahı olmasından ziyade bu bizim kültürümüzün bir parçası. Sadece Japon kültürü ve katananın bu kadar yaygın olması beni çok üzüyor. Dönüp dolaşacağımız yer bir yerde kendi kültürümüzle kucaklaşmak olmak zorunda. Yurt dışında dokuz ya da on organizasyona katıldık. Bunları iki ana başlıkta toplayabiliriz, kılıç dövüşü hema ve zırhlı dövüş bhurt. Zırhlı dövüş turnuvaları bizim daha çok eğlendiğimiz yerler. Çünkü 30 kiloluk çelik zırhları giyiyorsunuz ve sahada bir er meydanında mücadele ediyorsunuz” diye konuştu.



“GEÇTİĞİMİZ SENE ÇOK SICAK KARŞILANMIŞTIK”

Geçtiğimiz sene düzenlenen organizasyonda beklentilerinin çok üstünde bir karşılama yaşadıklarını belirten Yakup Efe Tunçay o anları şu sözlerle anlattı:

”2017 yılında Sırbistan’da katıldığımız etkinlik, kültürel olarak bizim için çok önemli bir etkinlikti. Sırbistan’da çok önemli bir kültürel merkez olan Manasija Manastırı’nın kuruluş yıl dönümü kutlamaları için oraya gittik. Biz basit bir dövüş organizasyonu olur diye bekliyorduk. Gittiğimizde organizasyonun onur konuğu olduğumuzu fark ettik Türk ekibi olarak. Tören açılışı sırasında bizi en son sahneye çıkardılar. Mesela Normandiya’dan Brotan bölgesinden gelen ekipler normal yürüyüş yaparken, bizi ayrıca Türk ekibi diye anons ettiler. Açıkçası soğuk bir karşılama yaşayacağımızı bekliyorduk ama Türk ekibi geldi diye 2000’e yakın seyircinin ayağa kalktığını gördüm. Protokol ekibinde Başbakanları vardı yanılmıyorsam, Başpiskoposları vardı. Onların nezaketen ayağa kalktıklarını gördüm. Biz sahayı dolaştık, sancak, geleneksel kıyafet ve zırhlarla. Daha sonra bizden bir daha yürümemizi istediler. Sahne önünde bir tur daha attık. Bütün organizasyon bittiğinde, dövüşler bittiğinde, artık selamlama kısmı da sonlandığında insanlar ve seyirciler dağıldı. Öğrenciler üzerimize akın etti. Okul turu için oraya gelen genç öğrenciler, öğretmenlerinden kurtulup bizimle fotoğraf çektirmek istediler. Yaklaşık 45 dakikamızı, 100-200 kişi ile fotoğraf çektirerek geçirdik. Bizim için beklentilerimizin çok dışında, çok hoş bir anıydı. Hem bayrağımızı gururla dalgalandırmak, hem soğuk karşılanacağımızı düşündüğümüz bir yerde, bu kadar sıcak karşılanmak çok keyifliydi.”

SIRP DEVLETİNDEN ÖZEL DAVET

Tunçay, organizasyona bu sene Sırp devletinin özel davetlisi olarak katılacaklarını söyleyerek, “Manasija’nın 600’üncü kuruluş yıldönümü etkinliklerine katılmamız için özel davet aldık. Öğrendik ki Sırp Kültür Bakanlığı gelmemiz için bize ödenek ayırmış. Bizden gelmemizi rica ediyorlar. Bizde bu davete icabet etmek durumundayız. Kıramadık kendilerini, bu sene tekrar Sırbistan’dayız. Yurtdışında ki organizasyonlara katılmak ve orada bayrağımızı dalgalandırmak, benim için, ekip arkadaşlarım için, derneğimiz için gururdur ve mutluluk kaynağıdır” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL TARİHİ SAVAŞ SANATLARI BİRLİĞİ EKİBİ

Manasija Manastırı’nda düzenlenecek olan organizasyona Fransa, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Danimarka, Romanya, Moldovya, Slovenya, Rusya, İtalya, Almanya, Avusturya, Ukrayna gibi Ülkelerden ekipler katılacak. 30 kiloluk çelik zırhlar giyip, arenada rakip ekiplere karşı mücadele veren İstanbul Tarihi Savaş Sanatları Birliği üyeleri, kılıç kullanmanın Türk kültürünün bir parçası olduğuna inanıyor ve Türk kılıcını tanıtmanın amaçlarından biri olduğunu söylüyorlar. Yurtdışında ki organizasyonlarda Ülkemizi temsil etmenin ve bayrağımızı dalgalandırmanın gururunu yaşıyorlar.

(Burak Çubukçu - Fırat Aksoy /İHA)