Türk Toraks Derneği 13. Yıl Kongresi...(3)

Haber Tarihi : 08.05.2010 15:15:06 26 ülkeden 1800 bilim insanı ve akademisyenin katıldığı Türk TORAKS Derneği 13'ncü Yıl Kongresi, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde devam ediyor.
A +   A -

"Kömür Madenciliği Pnömokonyozundan Kot Taşlamacılığına Değişen iş Koşulları ve Yeni Maruziyetler" başlıklı oturumda konuşma yapan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nurhan Köksal özellikle maden ve kot taşlamacılığı işçilerini etkileyen "Silikozis" hastalığıyla ilgili bilgi verdi.
Sorunun büyüklüğüyle ilgili ellerinde kesin bilgilerin olmadığını söyleyen Köksal, Türkiye'de bilinen tüm vakaların 600 civarında olduğunu ve bunlardan 50'sinin ise öldüğünü belitti. Belirlenen hastaların 15-30 yaş arası olduğunun altını çizen Köksal, Silikozis hastalığının aktif bir tedavisinin olmadığını da vurguladı. Bu hastalığın önlenebilir bir hastalık olduğunu ifade eden Doç. Dr. Köksal, "Tanıyı koyabilmek için hastanın meslek öyküsünü bilmek gerekiyor. Gerekirse iş yerine gidip yerinde
incelemeler yapılmalı. İşyerinin yapım aşamasında düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Silikozis hastalığı konusunda işçi ve işverene bilgi verilmesinin hastalığın önlenmesinde önemli bir katkısı var. Hastalığı önleyebilmek için en önemli etken kayıt tutmak. Ama Türkiye'de bu anlamda hiçbir kayıt bulunmuyor. Böyle bir kayıt sisteminin olmaması işverenin de çıkarına oluyor. Çalışma ortamlarında işçiler üzerinde ölçümler de yapılması gerekiyor" dedi.
Kamuoyunda bilinenin aksine bu hastalığın sadece maden ve kot taşlamacılığı sektöründe çalışan işçilerde görülmediğinin altını çizen Doç. Dr. Nurhan Köksal, diş teknisyeninden baraj inşaatındaki işçiye, cam üreticisinden tarım işçisine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirti.
Bingöl'de 157 işçi üzerinde yapılan bir araştırmayı aktaran Köksal, grubun yaklaşık yarısında, 77 işçide hastalık bulgusuna rastlandığını ve bunun da oldukça büyük bir oran olduğunu belirti. Manisa ve İzmir bölgesindeki 365 seramik işçisi üzerinde yapılan araştırmayı da hatırlatan Köksal, işçilerin yüzde 6,5 oranında hasta olduğunu söyledi. Kahramanmaraş'ta 80'in üzerinde mutfak eşyası üreten fabrika ile 15 teflon üreticisinin olduğu bilgisini veren Köksal, "Burada yaptığımız araştırmalarda da, 16 işçide
bu hastalığa rastladık. Bu işçilerin üçü ise hayatını kaybetti. Girişimlerimiz sonucu birkaç fabrika çalışma sistemini değiştirdi, ama bu tabii ki yetersiz" diye konuştu.
Oturumda az bilinen bir gerçeği de hatırlatan Köksal, tarım işçilerinin de hastalığın risk gurubunda olduğunu söyledi. California'da yapılan bir araştırmada 112 tarım işçisine otopsi yapıldığını söyleyen Kösal, "Otopsi sonunda bu kişilerin akciğerinde sorunlar tespit edilmiş.Tarımla alakası olmayan kişilere göre, patolojik değişiklikler fazla bulunmuş. Ancak yine de bunun tam teşhisini koyacak bir testimiz halen mevcut değil" dedi.
Bu hastalığını sadece Türkiye'nin sorunu olmadığının da altını çizen Köksal, bu alanda daha vahşi politikalar izleyen Pakistan, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde sorunun çok daha büyük olduğunu vurguladı.
Aynı oturumda gıda sektöründeki sorunlarla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Fatma Eryapan, sektörde 471 bin kişinin çalıştığını söyleyerek solunum sistemi hastalıklarının başta geldiğini belirtti. Öksürük, balgam gibi sorunların dış etkilere maruz kalmayan büro işçilerine oranla 3 kat daha fazla olduğunu vurgulayan Eryapan, gıda sektöründe deniz hayvanlarından kaynaklanan hastalıkların da çokça görüldüğünü belirtti. Balıkçılarda, midye çıkaranlarda, hatta restoranlarda bu ürünleri işleyen aşçılar ve sunan
garsonlarda dahi birçok alerji çeşidinin görüldüğünü söyleyen Eryapan, "Özellikle sardalya ve hamsi etinin, daha çok duyarlaşma yaptığı tespit edildi" dedi.
Oturumun başkanlığını yapan Dr. Benoit Nemery ise; sanayide kullanılan ağır metallerin, işçiler üzerinde bıraktığı sorunları yapılan araştırmalarla ortaya koyarken tedavinin temelinin maruziyeti ortadan kaldırmak olduğunu belirtti.
Maden işçilerinde, son zamanlarda kot taşlama işinde çalışan işçilerde sıkça görülen, silika adı verilen maddenin, akciğerlere yerleşmesi sonucu gelişen hastalıktır. Bir işçinin kot taşlama işinde sadece altı ay çalışması bile, bu hastalığa yakalanması için yeterli bir süredir. Nefes darlığı, yorgunluk gibi belirtilerle ortaya çıkar. Ne yazık ki toza maruz kalma ortadan kalksa bile, hastalığın ilerlemesinin önüne geçilemiyor.


ÇOK OKUNAN HABERLER

ANKET

Bağımsız Anket Bulunamadı !