Türk Sinemasında 'Aile Ve Sevgi' Söyleşisi

Haber Tarihi : 12.12.2017 20:24:57 Tuzla Belediyesi'nce düzenlenen, 'Türk Sineması Günleri' kapsamında gerçekleşen 'Sinema Yollarda' isimli projenin ilk durağı, 'Aile ve Sevgi' temalı söyleşiyle başladı Oyuncu Hun: 'Ne uğrunda yaşadığımızı bilmek ve kendi çağlayanlarımızı bulmak zorundayız. İşte o zaman hayallerimizdeki dünya, gerçek olan geleceğimizde şekil bulacaktır diye düşünüyorum' Oyuncu ve opera sanatçısı Atuner: 'Kız arkadaşlar, birbirinin eşini veya sevdiğini elde etmeye çalışıyor ve ne yazık ki bunlar bugün televizyonlarımız da dizi film olarak yayınlanıyor ve farkındaysanız bazı haber kanallarında bu olayların gerçek hayattaki yansımalarını da görüyoruz. Bir algı operasyonu yapıldığının farkında mısınız? Lütfen bu tuzaklara düşmeyelim, ailemizi ve değerlerimizi muhafaza edelim'
A +   A -

Tuzla Belediyesi'nce düzenlenen "Türk Sineması Günleri" kapsamında, Yeşilçam'ın unutulmaz filmlerini sinemaseverlere ulaştırmak amacıyla yola çıkan "Sinema Yollarda" isimli projenin ilk durağı, "Aile ve Sevgi" temalı söyleşiyle başladı.

İdris Güllüce Kültür Merkezi'nde gerçekleşen etkinlikte, Yeşilçam oyuncuları ve yönetmenlerinin resimlerinin yer aldığı yağlı boya resim sergisi, sinemaseverlerle buluştu.

Projeyi hazırlayan yönetmen Mustafa Karadiş, burada yaptığı konuşmada, "Sinema Yollarda" projesinin, çok güçlü bir hikayeye sahip olduğunu, hazırlandığını ve yola çıktığını aktararak, güçlü bir ekiple yola çıktıkları için mutlu ve heyecanlı olduğunu söyledi.

Televizyon ve sinemanın toplumu yönlendirme gücü olduğunu dile getiren Karadiş, "Bu programda ana temamız 'Aile ve Sevgi'dir, aramızda Türk sinemasında aileyi temsil eden isimlerden Ediz Hun ve Diler Saraç da var. Diler Saraç Hanımefendi'yi, Türk sinemasında anne rolünde gördük ama o, çocukları için hayatını ve sinemayı feda etmiştir. Onun çok güzel bir enerjisi var umarım bundan sonra tekrar sinema dünyasında kendilerini yeniden görme imkanını yakalarız. Yeşilçam'da, arkadaşlık, dostluk ve aile konuları işlenirken, oyuncularımız bizi hep ağlattılar ama sonunda da her zaman güldürdüler. Yeşilçam'ın ışığının sönmemesinin sebebinin aile, arkadaşlık ve dostluğa sahip çıkan insanlar olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

Tuzla Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Turgut Özcan da sinemanın, hayatın bir gerçeği olduğunu anlatarak, şunları kaydetti:

"Sinemasız bir hayatı hiçbir ülkede, hiç kimse düşünemez. Günümüzde, sürekli eskilerin iyi olduğu konuşularak özlemle yad ediliyor. Bunun özeti, bütün işlerde olduğu gibi eğer siz bir işe kalbinizi, gönlünüzü katarsanız, oradan ihlaslı bir sonuç elde edersiniz. Sinemayla topluma olumlu veya olumsuz bir mesel vermek mümkündür. Bir hekim olarak şunu belirtmek istiyorum, yıllarca insanlara anlatarak, onlara nüfuz edemediğiniz bir meseleyi, sinemada veya küçük bir sahnede dile getirerek, toplumda bir psikolojik ve huy değişikliğini gerçekleştirdiğini görüyoruz. Toplumsal birlik, beraberlik ve sevgi gibi değerlerin de bu anlamda, sinema diliyle topluma aksettirilmesi gerektiğinin önemli olduğunu düşünüyorum."

- "Hepimiz, aynı anda farklı yönlerde akan nehirlerde yaşıyoruz"

Türk sinemasının sevilen ismi Ediz Hun da sevginin, değişen dünyanın sahip çıkması gereken en önemli değerleri arasında yer aldığını belirterek, eskiden Türk filmlerinin arkadaşlık, dostluk, aile ve sevgi temalarıyla harmanlandığını ve bu değerlerin seyirciye özenle aktarıldığını dile getirdi.

Hun, 1950'den itibaren hafızalara işlenen konularıyla izleyiciye ulaşan Türk sinemasının serüveninde pek çok insanın emeği olduğunu anlatarak, "Ben yaşamda tesadüflerin olduğuna inanan bir insanım. 1963'da Almanya'da öğrenciyken yaz tatilinde Türkiye'ye geldiğim zaman, Halit Refiğ'in önerisiyle, Ses ve Hayat mecmualarına verilmesi üzere resim çektirerek girdim. Tesadüfler sonucunda seçildim ve böylece bu dünyaya adım attım." dedi.

Sinemanın, gerçek bir sanat alanı olduğuna dikkati çeken Hun, şunları kaydetti:

"Çinli bir rahibin, düşünürün dediği gibi, hepimiz, aynı anda farklı yönlerde akan nehirlerde yaşıyoruz. Kendimizi çoğu kez nehre düşmüş bir yaprak parçası gibi akıntıya bırakıyoruz. Irmak, güçlü akıntısıyla bir taraftan yatağını aşındırdığı gibi zaman da bizden sürekli bir şeyleri alıp götürüyor. Ancak ideallerimizin, amaçlarımızın ve hayallerimizin bilincinde olduğumuz takdirde, bu kuvvetli akıntılara karşı koyabiliriz. Ne uğrunda yaşadığımızı bilmek ve kendi çağlayanlarımızı bulmak zorundayız. İşte o zaman hayallerimizdeki dünya, gerçek olan geleceğimizde şekil bulacaktır diye düşünüyorum. Sinema nehrinin sürüklediği bizler, oyuncu değil, sanatçıyız çünkü sinema sanattır."

- "Bizler, aile sevgisiyle bu toplumda yaşayabilen insanlarız"

Dizi oyuncusu, tiyatrocu ve opera sanatçısı Ferdi Atuner de her akşam televizyonlarda yayınlanan dizilerde algı operasyonu yapıldığını savunarak, "Televizyonda oynayan dizilerde, sizlere kötü anlamda dokunan şeyleri izliyor ve bunun farkına varıyor musunuz? Ben, genç kızlarımızın, erkeklerimizden daha haşin bir şekilde kavga ettiklerinin farkındayım. Kız arkadaşlar, birbirinin eşini veya sevdiğini elde etmeye çalışıyor ve ne yazık ki bunlar bugün televizyonlarımızda dizi film olarak yayınlanıyor ve farkındaysanız bazı haber kanallarında bu olayların gerçek hayattaki yansımalarını da görüyoruz. Bir algı operasyonu yapıldığının farkında mısınız? Lütfen bu tuzaklara düşmeyelim, ailemizi ve değerlerimizi muhafaza edelim." ifadelerini kullandı.

Sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler ise "set ahlakı"nın önemini anlatarak, Yeşilçam oyuncularına çoğu zaman eşlik ettiğini ve onlarda mevcut olan sevgi ve saygıya, bugünkü dizi ve film oyuncularında rastlayamadığını söyledi.

Ülkenciler, "Konumuz 'aile ve sevgi' ve biz de buradaki konuşmalarımızda, günümüzde çekilen bazı dizileri, konularının kötü olduğunu gerekçesiyle eleştirdik. Fakat buradan bir temennimi dile getirmek istiyorum. Biliyorsunuz, Soma diye bir facia var, Soma'da ölen insanların eşleri var ve acaba birimizin aklına geldi mi? 'Acaba bu kadınlar şu anda nerede, ne yapıyor?' diye kendimize hiç sorduk mu? Bizler, aile sevgisiyle bu toplumda yaşayabilen insanlarız. Bizim binlerce şehitlerimiz var, bu şehitlerin aileleri, çocukları ve eşleri var arkalarında kalan. Bir tek konu yok mu yahu bir dizinin içerisinde küçük de olsa yer alacak? Bu insanların hayatını konu edinecek bir Allah'ın kulu yok mu?" değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmaların ardından, Yeşilçam'ın sevilen isimleri Ediz Hun, Diler Saraç ve Ferdi Atuner, Kaynanalar ve Perihan Abla dizilerinin yönetmeni Hüsametin Ünlüoğlu, yönetmen Yılmaz Atadeniz, sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler ve sinema yazarı Alican Sekmeç'e plaket takdim edildi.

Tuzla Belediyesi'nin katkılarıyla düzenlenen Türk Sineması Günleri, "Sinema Yollarda" etkinliği, 17 Aralık'a kadar, film gösterimleri, sergi ve söyleşilerle devam edecek.


ÇOK OKUNAN HABERLER

ANKET

Bağımsız Anket Bulunamadı !