Turizm 2017'De Depoladığı Güçle 2018'De Büyüyecek

Haber Tarihi : 10.12.2017 TÜRSAB Başkanı Ulusoy: 'Toplam ziyaretçi sayısı ve turizm geliri bakımından 2017 yılını 2016’nın üzerinde kapatacağız. 2017 yılını Türk turizminde yeniden yükseliş için güç depoladığımız bir dönem olarak görüyoruz. Asıl hedefimiz 2017’nin ardından 2018 ve sonrasındaki yıllarda Türk turizminin yeniden ciddi bir ivme ile büyümesini sağlamak' 'Yıl sonu itibarıyla ülkemizin turizmden elde edeceği gelirin 2425 milyar dolar civarında gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. 2018 yılında ise hedefimiz 2015 yılında elde etmiş olduğumuz seviyelerin yeniden yakalanmasıdır' TÜROB Başkanı Bayındır: 'Türkiye'de çok önemli bir iç turizm potansiyeli bulunuyor. Yerli tatilci sadece Türkiye’de değil, gittiği diğer ülkelerde de tercih edilen, istenen bir profile sahip. Dolayısıyla iç pazarda da bunun değerini bilememiz ve ona göre uygulamaları hayata geçirmemiz lazım'
A +   A -

ELİF FERHAN YEŞİLYURT - Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, "Toplam ziyaretçi sayısı ve turizm geliri bakımından 2017 yılını 2016’nın üzerinde kapatacağız. 2017 yılını Türk turizminde yeniden yükseliş için güç depoladığımız bir dönem olarak görüyoruz. Asıl hedefimiz 2017’nin ardından 2018 ve sonrasındaki yıllarda Türk turizminin yeniden ciddi bir ivme ile büyümesini sağlamak." dedi.

Ulusoy, turizim sektörüne ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk turizminin 2016 yılını ziyaretçi sayısı bakımından yüzde 30, gelir bakımından ise yüzde 29 oranında düşüşle kapattığını anımsatarak, 2017 yılında ise bu tablonun yeniden pozitife döndüğünü kaydetti.

Bu yılın ocak-ekim dönemi itibarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan elde edilen verilere göre, Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 28,01 artarak, 29 milyon 53 bin 450 seviyesine yükseldiğini, ekim ayı özelinde bakıldığında ise Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısının 2016 yılının aynı dönemine göre yüzde 22,16 artış gösterdiğini ifade eden Ulusoy, şunları kaydetti:

"2017 yılında Rusya pazarında yaşanan geri dönüşle birlikte Rusya en büyük pazarımız konumuna yükselirken Irak, Kazakistan, Suudi Arabistan, Azerbaycan, Ukrayna, Gürcistan, Bulgaristan, Fransa, Yunanistan ve Belçika gibi ülkelerden gelen ziyaretçi sayısında da artış yaşandı. İlk 10 aylık süreçte Almanya, İngiltere, Hollanda ve ABD gibi önemli pazarlarda ise düşüş kaydedildi. Turizm gelirleri de yılın ilk 9 aylık dönemi itibarıyla yüzde 16,45 artış yakalayarak 20 milyar 174 milyon 468 bin dolar seviyesine ulaştı. Sonuç olarak toplam ziyaretçi sayısı ve turizm geliri bakımından 2017 yılını 2016’nın üzerinde kapatacağız. 2017 yılını Türk turizminde yeniden yükseliş için güç depoladığımız bir dönem olarak görüyoruz. Asıl hedefimiz 2017’nin ardından 2018 ve sonrasındaki yıllarda Türk turizminin yeniden ciddi bir ivme ile büyümesini sağlamak."

- "2018'de hedefimiz 2015'te elde edilen turizm gelirini yakalamak"

Ulusoy, bu yılın ocak-ekim döneminde Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçilerin en çok giriş yaptıkları sınır kapılarının bağlı olduğu iller sıralamasında ilk 5 şehrin Antalya, İstanbul, Edirne, Artvin ve Muğla olduğunu söyledi.

TÜİK’in bu yılki verilerine göre ilk 9 ayda elde edilen turizm gelirinin bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,45 artarak 20 milyar 174 milyon 468 bin dolar seviyesine yükseldiğini anımsatan Ulusoy, "Yıl sonu itibarıyla ülkemizin turizmden elde edeceği gelirin 24-25 milyar dolar civarında gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. 2018 yılında ise hedefimiz 2015 yılında elde etmiş olduğumuz seviyelerin yeniden yakalanmasıdır." diye konuştu.

Ulusoy, Türkiye’nin turizmde ulaştığı başarıda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tanıtım stratejisinin çok ciddi payının bulunduğunu aktararak, şunları dile getirdi:

"Bu süreçte başta TÜRSAB olmak üzere turizm sektörünü temsil eden birçok kurum da Türkiye’yi yurt dışında tanıtmak için önemli çalışmalar gerçekleştirmişlerdir, ancak gelinen noktada dünya turizminde çok daha üst seviyelere tırmanabilmemiz için tanıtım ve pazarlama çalışmalarını çok daha fazla artırmamız gerektiği de bir gerçektir. Klasik pazarlarımız olan Avrupa ve Rusya/BDT ülkeleri yanında çok büyük potansiyel vadeden Çin, Hindistan, Malezya, Endonezya, Güney Kore, Japonya gibi Asya ülkelerine yönelik tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin de artırılması gerekmektedir. Nitekim Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde tüm turizm sektörü de pazar çeşitlendirme arayışları çerçevesinde bu ülkelerdeki tanıtım çalışmalarına ağırlık vermiş durumda. Bu kapsamda TÜRSAB olarak biz de uluslararası turizm fuarlarına katılım göstererek Türkiye’nin turizm potansiyelini yabancı ülkelerde tanıtıyor, düzenlediğimiz Travel Turkey Uluslararası Turizm Fuarı ile uluslararası turizm camiasının dikkatini Türkiye’ye çekmeye çalışıyoruz."

Son dönemde gerçekleştirdikleri faaliyetlerle klasik pazarların yanı sıra Asya pazarlarına odaklandıklarını belirten Ulusoy, gelecek aylarda da Slovenya, Çin Halk Cumhuriyeti/Hong Kong, Danimarka, Finlandiya, Norveç, Sırbistan, Ukrayna, Güney Kore, Bangladeş, Pakistan, Bulgaristan başta olmak üzere pek çok ülkede “roadshow” ve “B2B Workshop” etkinlikleri planladıklarını söyledi.

- "Türkiye katma değeri yüksek turizm için zenginliklerle dolu"

Ulusoy, Türkiye'nin hedefinin gelen ziyaretçilerden elde ettiği turizm gelirini daha üst seviyelere çıkartmak olması gerektiğini ifade ederek, "Bu bağlamda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu 2023 vizyonu çerçevesinde, katma değeri yüksek turizm çeşitlerine yönelmemiz gerektiği bir gerçek. Kongre turizmi, sağlık turizmi, golf turizmi, kültür turizmi, inanç turizmi, kış turizmi, macera ve doğa turizmi gibi turizm segmentlerinin geliştirilmesi önümüzdeki yıllarda ülke olarak önceliğimiz olmalıdır." diye konuştu.

Türkiye’nin her bir köşesinin farklı türdeki katma değeri yüksek turizm çeşitlerini geliştirmeye olanak sağlayacak zenginliklerle dolu olduğunu aktaran Ulusoy, şunları kaydetti:

"Bundan sonraki süreçte segment ve pazar hedefleri belirginleştirilmiş destinasyonların hedeflenen alanlarda başarıya ulaşması için daha yoğun bir tanıtım ve pazarlama çalışması içinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu tarz çalışmaların da sadece resmi makamlardan beklenmemesi gerekir. Yerel unsurların da turizm konusunda harekete geçirilerek toplumsal bir turizm bilincinin ortaya konması gerektiğini düşünüyoruz."

- "Yılı turist sayısında ve konaklama sektörü doluluklarında yükselişle bitireceğiz"

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır, turizm sektörünün çok zor bir dönemden geçtiğini, artık bir yükselme trendinin başlayacağını belirterek, bütün meselenin, bu yükseliş trendinde bir takım hatalar yaparak geciktirmemek olduğunu kaydetti.

Bayındır, turizmde iyiye doğru bir gidişin söz konusu olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Yılı turist sayısında ve konaklama sektörü doluluklarında yükselişle bitireceğiz. Türkiye'nin Ekim 2017 otel dolulukları, 2016 yılının aynı dönemine göre yüzde 22,9 artarak yüzde 64,2 olarak kaydedildi. Ocak-Ekim 2017 döneminde Türkiye genelinde otel dolulukları 18,5 artışla yüzde 60,1 olarak gerçekleşti. İlk 10 aylık dönemde otel doluluklarında en büyük artışı gösteren ülke de Türkiye oldu. Bu artışı iyi tahlil etmek lazım. Gelen müşteri profili artık daha farklı. Bunu fiyatlara yansımasını da net bir şekilde görüyoruz. 2017 yılı ilk 10 ayında oda fiyatlarında en büyük kaybı yaşayan ülke yüzde 13,1 düşüş ve 68,9 avro ile Türkiye oldu. Şimdi üzerinde önemle durulması gerek konu, 'elimizdeki müşteriyi de kaybetmeden fiyatlarımızı nasıl yükselişe geçirebiliriz' olmalı. Turist sayısındaki artıştan daha çok, fiyatlarda yükselme sağlamaya odaklanmak lazım. Tabii elimizdeki müşteriyi de kaybetmemek kaydıyla. Yeni yılın ilk ve en önemli çalışması bu olmalı. Zor bir konu ama biraz turizmcilerin fiyat konusunda direnç göstermesi lazım. Fiyatları hızlı yükseltmeyelim ama bizi ve müşteriyi rahatsız etmeyecek normal yükselişlerle fiyatlarda da düzelme yoluna girmemiz lazım."

Özellikle İstanbul’da konaklama fiyatlarını kongre turizminin yükselteceğini anlatan Bayındır, gelecek yıl herhangi bir olumsuzluk yaşanmazsa turist sayısındaki yükselişin devam etmesini öngördüklerini aktardı.

- "Yerli tatilci sadece Türkiye’de değil, gittiği diğer ülkelerde de tercih ediliyor"

Bayındır, Türkiye’de çok önemli bir iç turizm potansiyelinin bulunduğunu belirterek, "Yerli tatilci sadece Türkiye’de değil, gittiği diğer ülkelerde de tercih edilen, istenen bir profile sahip. Dolayısıyla iç pazarda da bunun değerini bilememiz ve ona göre uygulamaları hayata geçirmemiz lazım. İlk önce kendi halkına güveneceksin. Ne olursa olsun bu ülkenin çocuklarıyız ve bu ülkede yaşıyoruz." dedi.

Tek pazara bağlılığın her zaman riskli olduğuna işaret eden Bayındır, şunları dile getirdi:

"Ülkeleri çeşitlendirmemiz lazım. Ne kadar çok ülkeye, ne kadar çok kıtaya, ne kadar çok insana yayabilirsek dalgalanmalardan olumsuz etkilenmemiz o kadar az olur. Türkiye olarak turizmde çok büyük rakamlara ulaştık. Bu durum büyük ölçüde Avrupa sayesinde oldu. Avrupa pazarında sorunlar yaşanınca Türk turizmi de bundan olumsuz etkilendi. Avrupa pazarlarında kan kaybı olması da turizmde yaşanan sıkıntının da ana sebebi oldu. Mevcut pazarlarımızı kesinlikle ihmal etmemek lazım. Potansiyeli artırmak istiyorsak mevcut müşteriniz kaybetmemeliyiz. Bunun üzerine yeni müşteriler bulmamız lazım ki bu potansiyel gittikçe büyüsün. Onun için hiçbir müşteriyi kaybetme lüksümüz yok. Rusya pazarında büyük canlanma başladı. Bu devam ederse 2018 yılında Rusya pazarı fiyat açısından değil ama turist sayısı açısından eski haline döner. Almanya’nın dönüşü şu an için zayıf görünüyor. Zaten gelenlerin çoğu da Alman pasaportlu Türkler."

- "Çinli turist sayısını 1 milyona çıkarmamız lazım"

Bayındır, Türkiye’nin mutlaka Hindistan, Çin ve diğer Uzak Doğu ülkelerine açılması gerektiğini vurgulayarak, burada da bütün sorunların hep ulaştırmaya gelip dayandığını söyledi.

Türk Hava Yolları'nın (THY), turizmde gerçekten çok büyük atılımlar yapmayı sağladığını, ama bir yandan da transit yolcu geçişleriyle müşterinin Türkiye’ye gelmesinin zorlaştığını anlatarak, Çin havayollarının Türkiye’ye uçuşlarının artması gerektiğini, mevcut durumda bütün Çin Türkiye’ye gelmek istese bile senede 300 bin kişi gelebileceğini kaydetti.

Bayındır, Çin hükümetinin Türkiye’ye uçak seferleri koymasını sağlamak gerektiğini anlatarak, şunları söyledi:

"Çinli havayollarının Beijing-Atina direkt uçuşları başladı bile. Bu uçuşların Türkiye’ye de gelmesini sağlarsak Çinli turist sayısı artar. Ne yapıp edip Çinli turist sayısını 1 milyona çıkarmamız lazım. 1 milyon Çinli çok da büyük rakam değil. Bu rakama ulaşabiliriz. Yeter ki biz imkanları sağlayalım. İmkanlar da tamamen ulaşım kaynaklı. Ayrıca henüz az sayıda turist geliyor olsa da Arjantin, Brezilya gibi Güney Amerika pazarlarının yanı sıra Güney Afrika başta olmak üzere Afrika ülkelerinde tanıtımlara hız kesmeden devam etmek lazım."


ÇOK OKUNAN HABERLER

ANKET

Bağımsız Anket Bulunamadı !