Milli Savunma Bakanı Canikli Açıklaması

Haber Tarihi : 09.12.2017 23:17:31 'Kudüs ile ilgili Trump'ın aldığı karar büyük bir hatadır. Bunu kendisi de çok kısa süre içerisinde görecek' 'Trump'ın bu kararı aslında işgale onay vermek anlamına gelir. Bugüne kadar İsrail'in yaptığı katliamlara, işgallere, zulme onay vermek anlamına gelir. Siz eğer zalimi ve katili cesaretlendirirseniz orada barış ve huzur olmaz. Özellikle radikal güç ve örgütlerin ortaya çıkması için de son derece uygun zemin oluşturur'
A +   A -

Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararınına ilişkin, "Kudüs ile ilgili Trump'ın aldığı karar büyük bir hatadır. Bunu kendisi de çok kısa süre içerisinde görecek." dedi.

Canikli, Bayrampaşa'da bir otelde Giresun Vakfının organize ettiği dayanışma gecesinde yaptığı konuşmada, Osmanlı'dan sonra Kudüs'ün ve Ortadoğu'nun hatta dünyanın kendine gelemediğini, 400-500 yıl Osmanlı'nın hükmettiği topraklarda barışın hüküm sürdüğünü ve gözyaşı dökülmediğini anlattı.

Egemen ülkelerin bu topraklara sömürülmesi gereken yerler olarak baktığını, bu bakış açısı nedeniyle ortaya bu ibret verici tablonun çıktığını dile getiren Canikli, "ABD, Irak'a huzur, barış ve demokrasi getirecekti. Oysa 25 yıl geçti sonunda tarumar olmuş şehirler, hayatlar ve medeniyetler kaldı." dedi.

Huzur ve barış getirmek için geldikleri Suriye ve Lübnan'da da aynı şeylerin yaşandığını kaydeden Canikli, şöyle devam etti:

"Batı medeniyeti ve bugün dünyayı yönetenler, dünyaya huzur ve barış getiremiyorlar. Çünkü adaletli davranmıyorlar. Bu böyle gitmez. Kudüs'teki son gelişmeleri de bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Çünkü kararı alan aynı egemen devletler. Hep dediler ki, 'Bizim amacımız DEAŞ ile mücadele etmek ve onu sonlandırmak.' Bugün itibariyle bu örgütle mücadele bitti, hatta bugün Irak başbakanı sona erdiğine dair açıklama yaptı. DEAŞ ile mücadele için bu topraklara gelenlerin mücadele bittikten sonra sakinleşmeleri ve bölgeyi terk etmeleri beklenir ancak en ufak bir hareket yok. Demek ki gerçek niyetleri o değildi. DEAŞ diye üretilen terör örgütünün de birtakım projeleri hayata geçirmek için üretilmiş bir piyon olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz."

- "Bu millete kimse diz çöktüremez"

Bakan Canikli, terörle mücadele anlamında gerçek çabayı Türkiye'nin ortaya koyduğuna vurgu yaparak, Rakka'da serbest bırakılan teröristlerin bir bölümünün El Bab bölgesine sızdıklarına dair ellerinde çok net istihbari bilgiler olduğunu söyledi.

Canikli, "El Bab'da kim var? ÖSO'yu destekleyen TSK var. Hedef yine Türkiye, bir kez daha Türkiye. Kim tarafından? DEAŞ'lı teröristleri serbest bırakanlar tarafından. Kim ne ne yaparsa yapsın kararların üzerinde kararlar, hesapların üzerinde hesaplar var. Her zaman da Allah'ın hesabı gerçekleşecektir. Kimse bunu bozamaz." dedi.

Türkiye'ye karşı yapılan saldırıları Türk milletinin her zaman defetmeyi başardığını ve bundan sonra da başaracağının altını çizen Canikli, şunları kaydetti:

"15 Temmuz hain saldırı girişimi sonrası ekonomide ciddi sıkıntıların çıkması söz konusuydu. Dünyada hangi ülke böyle bir saldırıyla baş başa kalsa ekonomik dengelerini koruması hemen hemen imkansızdır. Döviz sahipleri zarar etmelerine rağmen kendiliğinden döviz bozdurdu. 18 Temmuz'da bu insanlar bir günde 2,5 milyar dolar bozdurup, piyasaya sürdüler. 10 günde 12 milyar dolar çevirdiler Türk lirasını korumak için... Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir millet yoktur. O yüzden 'Bu millete kimse diz çöktüremez' diyoruz. Artık biz eski Türkiye, 'hasta adam' değiliz. Herkes hesabını buna göre yapsın, yapmayanlar da kaybetmeye mahkumdur. Türkiye, kendi ayakları üzerinde durabilen, mazlum devletlere de her türlü desteği veren bir devlettir, vermeye de devam edecektir. Veren el, alan elden üstündür."

Nurettin Canikli, son 15 yıldır saldırılarla karşı karşıya kalındığını, en son hamlenin de 15 Temmuz darbe girişimi olduğunu belirterek, Türk milletinin herkese gereken cevabı verdiğini ifade etti.

Dünyanın üç kanlı terör örgütünün aynı anda Türkiye'nin üzerine salındığını aktaran Canikli, "PKK ile PYD terör örgütü ve FETÖ terör örgütünü Türkiye'nin üzerine saldılar. Hepsiyle aynı anda mücadele ediyoruz." dedi.

"Zannettiler ki Türkiye bu kadar saldırıyla baş edemez ve diz çökmek zorunda kalır. Ancak onların beklediği olmadı. Hem onlarla mücadeleyi yürüttük, hem de ekonomik büyümeyi sürdürdük ve 3,5 kat büyüdük." diyen Canikli, bugün itibariyle Türkiye'nin ihtiyacı olan savunma ürünlerinin yüzde 65'inden fazlasını ürettiklerini, gittikleri bir çok ülkede yetkililerin silahlı İHA satın alımı için ısrarlı talepleri olduğunu dile getirdi.

- "İşgalci devlet"

Kudüs ile ilgili Trump'ın aldığı kararın büyük bir hata olduğunu ve bunu kendisinin de çok kısa süre içerisinde göreceğini ifade eden Canikli, "Çok büyük bir hatadır. İsrail devleti, işgalci, zulmeden devlet özelliğini artırarak devam ettiriyor. Atalarımız ne güzel söylemiş, 'Zulüm ile abad olunmaz.' Zulüm üzerine medeniyet tesis edilemez. Er veya geç zalimler hak ettikleri sonla karşı karşıya kalır. Şimdi İsrail devleti bu işgal, zulüm, kan ve gözyaşı üzerine o topraklarda özgür ve bağımsız yaşayabileceğini mi düşünüyor? Böyle bir şey olabilir mi? Açın tarihe bakın, bunun sayısız örnekleri var." diye konuştu.

Barış, adalet, hakkaniyet olmadan medeniyet olamayacağını vurgulayan Canikli, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bugün belki bir takım güçlü araçlara sahipsin, zulüm ediyorsun, işgal ediyor, yakıp yıkıyor, katliam yapıyorsun ama bunun üzerine hiçbir şekilde gelecekle ilgili hayaller kurulamaz. Bu İsrail için de geçerli. O nedenle İsrail hiçbir zaman bu katliam ve zulümler üzerine orada kalıcı bir şekilde medeniyet inşa edemez. Bu kararla bölge ve dünya daha belirsiz bir sürece sokulmuştur. Bu karar hem bölgemizde hem de dünyada çatışmaları daha da körükleyecek, kan ve gözyaşını artıracaktır. Başka hiçbir işe yaramayacaktır. Onun için başta Trump olmak üzere herkesin bu gerçeği görüp bir an önce bu yanlıştan dönmeleri gerekiyor. Adaletli, dengeli, makul, tarihi gerçeklerle örtüşen bir çözümün hayata geçirilmesi gerekiyor. Trump'ın bu kararı aslında işgale onay vermek anlamına gelir. Bugüne kadar İsrail'in yaptığı katliamlara, işgallere, zulme onay vermek anlamına gelir. Siz eğer zalimi ve katili cesaretlendirirseniz orada barış ve huzur olmaz. Özellikle radikal güç ve örgütlerin ortaya çıkması için de son derece uygun zemin oluşturur. Temennimiz bu yanlıştan bir an evvel dönülmesi."