- İto Başkanı Yalçıntaş, Pırlantalı Mücevhere Uygulanan Lüks Tüketim Vergisini Eleştirdi

Haber Tarihi : 12.04.2010 10:16:31 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, pırlantalı mücevherin lüks tüketime girmesinin çok yüksek oranda ÖTV uygulanmasına yeterli gerekçe olamayacağını söyledi.
A +   A -

Yalçıntaş, mücevhere dönüşmemiş halde ithal edilen ve ağırlıklı olarak ihraç edilen kıymetli taşlara uygulanan yüzde 20 ÖTV'nin, Türkiye'nin çok önemli fırsatları kaçırmasına neden olduğunu kaydetti.
Yalçıntaş, "Unutmayalım ki; elmas, safir, zümrüt ve pırlanta gibi kıymetli ve yarı kıymetli taşların işlendiği çok sayıda ülke var. Bu sektörde kıran kırana bir rekabet söz konusu. Ama kıymetli taşların ithalat ve ülke içi teslimlerinde bizden başka ÖTV uygulayan ülke yok. Komşumuz Yunanistan da dahil olmak üzere birçok ülkede bu vergi yok. Bu yüzden rekabet şansımız kayboluyor, kendi kendimizi frenliyoruz" dedi.
Yalçıntaş, kıymetli taşların taşınması kolay, sirkülasyonu hızlı, ancak kontrolü zor ürünler olduğunu, dolayısıyla kayıt altında tutulmasının da çok güç olduğunu belirtti.
Yalçıntaş, "Kıymetli ve yarı kıymetli taş, ne mermer taşıdır, ne de kireçtaşı. Ne tırlarla taşınmaktadır, ne de gemilerle. Bu yüzden yüksek ÖTV ne yazık ki getirdiğinden daha fazlasını götürmektedir" diye konuştu.
Dünya pırlantalı mücevherat pazarının 73 milyar dolar olduğuna dikkati çeken Yalçıntaş, bu dev pazarın yüzde 52'sine ABD'nin hakim olduğunu söyledi. Türkiye'nin Avrupa'nın en önemli turizm destinasyonlarından biri olduğu halde, turiste doğrudan mücevher satışı yapma şansını iyi değerlendiremediğini kaydeden Yalçıntaş, Türkiye'nin mücevher ihracatının 1 milyar dolara bile ulaşamadığını belirtti.
Yalçıntaş, şunları söyledi:
"İşlenmiş pırlantalı mücevher ihracatının, çıplak taş ithalatını karşılama oranı yüzde 72. Yani kıymetli taş pazarı, yüksek oranda ihracat yapan bir sektör. Değerli taşlar, dünyada standart bir fiyatı olan ve dünya borsalarında işlem gören ürünler. Yüzde 20 ÖTV koyduğunuz an, Türkiye'de mücevhere dönüşmüş taşın maliyeti de artıyor. O zaman da işe rakibinize göre yüzde 20 dezavantajla başlıyorsunuz. Türkiye'nin 73 milyar dolarlık bir pazara sırtını dönme lüksü olmamalı. Ne yazık ki bizde kalması gereken
milyarlarca dolar, lüks vergisi sebebiyle Buenos Aires'e, Londra'ya gidiyor. ÖTV, Türkiye'yi frenliyor."
ÖTV'nin sadece ihracat kaybına yol açmadığını, aynı zamanda mücevher işleme sanatına da darbe vurduğunu ifade eden Yalçıntaş, "Mücevherde Türk işçiliği çok yüksek bir seviyede. Bizim sanatkarlarımız, ustalarımız bunu çok iyi işliyor. Ama ÖTV ile düşen işler yüzünden, işleme sanatı da yerinde sayıyor, hatta güç kaybediyor. Küresel krizin etkisinden kurtulan Türkiye'nin bu sektörde çok büyük bir atılım yapma potansiyeli var. Gerekli düzenlemelerin yapılması halinde bu sektör hem çok büyük bir gelir kapısı,
hem de istihdam alanı olacak. Bugün 300 bin kişinin geçimini sağladığı bu sektörün kısa süre içinde 500 bin kişiye iş alanı sağlaması işten bile değil" diye konuştu.

SEKTÖR NEDEN ÖNEMLİ?
Türkiye kıymetli ve yarı kıymetli taş pazarı 1.25 milyar dolar. Yüzde 35'i iç pazar, yüzde 65 ise dış pazar. Dünyada pırlantalı mücevherat pazarının yüzde 52'sine ABD, yüzde 15'ine Asya ülkeleri, yüzde 12'sine Japonya, yüzde 11'ine Avrupa ve yüzde 2'sine Kanada sahip. Özellikle Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan başta olmak üzere Türk Cumhuriyetleri'nden yoğun bir pırlantalı mücevher talebi var. Bu ülkelerle tarihsel, kültürel ve coğrafi yakınlığımız pazardaki diğer ülkelere göre bizim avantajımız.