17. Uluslararası Beytülmakdis Akademik Sempozyumu

Haber Tarihi : 10.12.2017 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kan: 'Kudüs bizim şerefimiz ve onurumuz. Kudüs'ün çiğnenmesine izin vermeyeceğiz, kurtuluşu inşallah yakındır'' Beytülmakdis Çalışmaları Akademisi ve Bilim Dalı Kurucusu Prof. Dr. ElAwaisi: 'Topraklar işgal edilebilir fakat özgürleştirilebilir de ama akıllar işgal edildiği zaman onun tekrar özgürleştirilmesi çok zordur'
A +   A -

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı Kan, Kudüs'ün gözyaşı ve yürek yarası olduğunu belirterek, "Kudüs bizim şerefimiz ve onurumuz. Kudüs'ün çiğnenmesine izin vermeyeceğiz, kurtuluşu inşallah yakındır.'' dedi.

Kan, Beytülmakdis Çalışmaları (İsra) Vakfı tarafından Ali Emiri Kültür Merkezi'nde düzenlenen, ''Beytülmakdis'te Batı Sömürgeciliği: Tampon Devlet'' konulu 17. Uluslararası Beytülmakdis Akademik Sempozyumu'nda, Kudüs'e ilk gittiğinde Kabe'de yaşadığı hislere benzer bir his yaşadığını söyledi.

Bilginin güç olduğunu hatırlatan Kan, Edward Said'in "Filistin Suali" kitabında Filistin'in bilgi altyapısı ve algı olarak ne şekilde İsrail işgaline hazırlandığının anlatıldığını dile getirdi.

Bilgiyi üretenin asıl gücün sahibi olduğunu ve Filistin'de bir işgal girişiminin başladığı sırada arşivlerin yok edildiğini aktaran Kan, ''Sanki orası hep bomboştu. Öyle bir algı üretilir. Filistin yazıda yok edilir ama zihinlerde ve gönüllerde asla yok edilemez. Hakim olan bilgi üreticiler Müslümanların da birbirlerine düşmüş olmalarından istifade edip bu üretimi yayarlar, sunarlar ve biz farklı kaynaklardan bilgi almazsak bunu okuruz. Gelecek nesiller de bunu okurlar.'' diye konuştu.

Türkiye'de 2015'te Beytülmakdis eğitimi veren bir merkezin açıldığını fakat bunun ülke için geç geç bir tarih olduğunu belirten Kan, üniversitelerde Beytülmakdis alanında eğitim veren yüksek lisans ve doktora bölümü olması gerektiğini ve El-Awaisi'nin bu konudaki isteğini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a arz edeceğini söyledi.

Bugünün 10 Aralık İnsan Hakları Beyannamesi'nin imzalanışının yıl dönümü olduğunu hatırlatan Kan, şunları kaydetti:

''İnsan hakları ihlali dendiğinde dendiğinde gönlümüzdeki yangın Kudüs ve Filistin diyor. Trump'ın açıklamasından hemen sonra Cumhurbaşkanımızla beraber Fransa Devlet Başkanı, Avrupa Birliği yetkilileri ve Müslüman ülke liderleri bu kararı tanımadıklarını söylediler. Bizim Cumhurbaşkanımıza ve Türkiye'ye sahip çıkmamız lazım. Biz birbirimizin yükünü hafifletmek için Kudüs, Filistin için neler yapmamız gerektiğini düşünmeliyiz. Kudüs bizim gönlümüzdeki kanayan yara. Ama bu bizi ümitsizliğe sevk etmesin. Musibet geldi mi sabredeceğiz ve Allah'ın izniyle kazanacağız. Yeter ki, bizi bölmek isteyen bilgi üreticilerine izin vermeyelim. Kendi bilgimizi kendimiz üretelim. Kudüs bizim şerefimiz ve onurumuz. Kudüs'ün çiğnenmesine izin vermeyeceğiz, kurtuluşu inşallah yakındır.''

- "İntifadaların devam etmesi gerekir"

Beytülmakdis Çalışmaları Akademisi ve Bilim Dalı Kurucusu Prof. Dr. Abd Al-Fettah El-Awaisi de dün Mescid'i Aksa'nın işgal edişinin 100. yılı olduğunu ve şehri işgal etmeden önce akılların işgal altına alarak tahrip edildiğini söyledi.

İslam aleminin sadece toprakların işgaline odaklandığını ve akılların işgali konusu üzerinde durmadığını ifade eden El-Awaisi, "Topraklar işgal edilebilir fakat özgürleştirilebilir de ama akıllar işgal edildiği zaman onun tekrar özgürleştirilmesi çok zordur. Onlar akılları işgal ederken aynı zamanda yeni kavramlar, isimler, sınırlar ürettiler." dedi.

Osmanlı İmparatorluğunun Birinci Dünya Savaşı'yla beraber bu topraklar çekilmesiyle Arap bölgesinin parçalandığını ve bölgedeki İslam ülkelerine yeni hüviyetler atfedildiğini dile getiren El-Awaisi, Kudüs müftüsünün Beytülmakdis'i işgal eden komutanı kahraman gibi karşılamasının sebebinin akılların işgali olduğunun altını çizdi.

Bu ilmi işgalin İsrail'in stratejik projesi olduğunu ve bu konuda hiçbir alimin mücadele etmediğini belirten El-Awaisi, şöyle konuştu:

''Hiçbiri toplanıp da bu sorunun çözümü için uğraşmıyorlar. Bu bizim odaklanmamız gereken bir felaket. Müslümanların zihninin işgale uğramasını engelleyebilirseniz, topraklarını koruyabilirsiniz. Bu düşünsel ilmi işgalin farkına varmak zorundayız. Siyasilere, toplum bilimcilere, askere hatta Filistin halkına 'Beytülmakdis için bir yol haritanız var mı?' diye sorduğumuz zaman bana 'yok' cevabını verdiler. Bu yol haritasının belirlenmesinde tarihin seyrinin göz önüne alınması ve yeni jeopolitik teori olan Beytülmakdis daireleri teorisinin bilinmesi gerekiyor. Bu yol bizi özgürlüğe ulaştıracak. Bu haritayı çizerken birinci adım ilme, bilime ve eğitime öncelik vermektir. İkinci adım ise Filistinlilerin ve Beytülmakdis halkının üstlenmesi gereken durumdur. İntifadaların devam etmesi gerekir. Onlar bu yürüyüşleri ordunun öncü birlikleridir. Onlar taşlarla ellerinden geleni yapıyorlar. Fakat Beytülmakdis halkı tek başlarına Beytülmakdis'i fethedeceğini düşünüyorlarsa, tarihten ve özgürlüğün nasıl elde edileceğinden bir haberleri yok demektir. Üçüncü adım da işgal altında bulunan Mısır, Irak, Suriye gibi İslam devletlerinin özgürleştirilmesidir.''

Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasından sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği ''Kudüs tüm Müslümanların kırmızı çizgisidir'' sözünü hatırlatan El-Awaisi, bunu duyunca çok sevindiğini ve ağladığını dile getirerek, Beytülmakdis ve Kudüs davasının sadece Arapların ve Filistinlerin değil tüm Müslümanların davası olduğunu vurguladı.

- ''Türkiye şu an bölgenin ayakta kalan tek umudu''

Beytülmakdisle ilgili yol haritasının çizilmesinde Türkiye'nin son adım olduğuna dikkati çeken El-Awaisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a şu şekilde seslendi:

''Bütün ümmetin gözünün içine baktığı Başkan, Türk üniversitelerinde Beytülmakdis çalışmaları alanında doktora ve master alanında eğitim veren bir alan açılmasını istiyoruz. Duygusallıkta öteye geçip Beytülmakdis'e yardım edebilmek için bu bilgiye ve ilme ihtiyacımız var. Bunun Erdoğan'a ulaşmasını temenni ediyorum. Hangi üniversitede mümkünse buna hemen 2018 yılında başlayabiliriz. Her şey hazır sadece Erdoğan'ın bu üniversitelerine yönlendirmesine bağlı. Türkiye şu an bölgenin ayakta kalan tek umudu. Türkiye Müslümanların geleceğe umutla bakması için tek devlet.''

Türkiye'nin tarihi derinliği ve jeopolitik yapısıyla 500 yıl önce Yavuz Sultan Selim'in Beytülmakdis'e girdiği günden beri Mescid'i Aksa'da tarihi bir mirasa sahip olduğunun altını çizen El-Awaisi, ''Türkiye'nin kuvvetli bir ülke olması için herkesin çok çalışması gerekiyor. Türkiye'de gerçekleştirilen terör saldırıları ve başarısızlıkla sonuçlanan 15 Temmuz darbe girişimi Türkiye'nin zayıflatılması içindi. Ayrıca Türkiye'de yaşatılmaya çalışılan ekonomik dalgalanmalarla onu zayıflatmaya çalışıyor.'' ifadelerini kullandı.

AK Parti İstanbul Milletvekili ve Parlamentolar Arası Kudüs Platformu Başkan Yardımcısı Dr. Nurettin Nebati de konuşmasında, 100 yıl önce 9 Aralık'ta Yahudilerin Kudüs'e geri döndüğünü ve bu dönüşün Müslümanlar arasında büyük bir acı yarattığını dile getirdi.

Kudüs'ün 100 yıldır işgal altında olduğunu ve onunla birlikte İslam dünyasının da işgal altında olduğunu belirten Nebati, ''Kudüs işgal altındayken bir Müslüman 'Ben özgürüm' diyorsa, ortada bir problem var.'' dedi.

Türkiye'nin Recep Tayyip Erdoğan gibi bir güce sahip olduğunu vurgulayan Nebati, ''Bizim Erdoğan'a ve Türkiye'ye destek vermemiz lazım. 80 milyonluk bir güç önce coğrafyasını sonra da 2 milyara yakın İslam coğrafyasını harekete dönüştürür. Aksi takdirde sadece slogan atmakla, bağırmakla kalırız. Herkes kendi üzerine düşeni yapacak. Yapacağımız şey bizim cennetimizi kurak, bizim geçmişimizi geleceğimize bağlayacak, Beytülmakdis'te dua ederken huzurlu olarak başımızı secdeye götürecek sağlayacak. Bir Müslümana inzivaya çekilmek yakışmaz. Müslüman mücadele eder. Müslüman korkuyla ümit arasında gider ama asla yüzünü ümitten çevirmez.'' değerlendirmesinde bulundu.


ÇOK OKUNAN HABERLER

ANKET

Bağımsız Anket Bulunamadı !