Buca Belediyesi'nde Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu: Başkan Duman Gözaltında
Buca Belediyesi'nde rüşvet ve irtikap iddialarıyla düzenlenen operasyonda, Başkan Görkem Duman ile birlikte 52 kişi gözaltına alındı. Soruşturma 62 şüpheliyi kapsıyor.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü kapsamlı soruşturma neticesinde, toplam 62 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldığı duyuruldu.
İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, operasyon kapsamında aralarında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç, belediye başkan yardımcıları, eski CHP İlçe Başkanı Ç.K, belediye iştiraklerinin yöneticileri ve çalışanları ile çeşitli firma sahipleri ve müteahhitlerin de bulunduğu 53 zanlıyı gözaltına aldı.
Soruşturma çerçevesinde, şüphelilerden üçünün halihazırda cezaevinde olduğu, yurt dışında bulunan dört zanlı için yakalama kararı çıkarıldığı ve firari durumdaki iki şüphelinin yakalanması için çalışmaların titizlikle devam ettiği bilgisi edinildi.
Soruşturma Dosyasındaki Vahim İddialar
Belediye yönetimi, imar birimleri, iştirakler ve müteahhitlik camiasını hedef alan soruşturma dosyasında, bir dizi ciddi usulsüzlük ve yolsuzluk iddiası yer alıyor. Bunlar arasında usulsüz imar işlemleri, rüşvet karşılığında kat ve daire sayılarının artırılması, ruhsat ve oturma izni süreçlerinde alınan rüşvetler, belediye iştiraklerine ait kredi kartlarının kişisel harcamalarda kullanılması, "bankamatik memur" olarak adlandırılan sistemin işletilmesi, doğrudan temin ve ihale süreçlerindeki usulsüzlükler dikkat çekiyor.
Polis ekiplerinin yürüttüğü teknik ve fiziki takip çalışmaları, CİMER'e yapılan ihbarlar ve tanık ifadeleri ışığında, şüphelilerin teknik usulsüzlükleri örtbas etmek amacıyla "proje yapıştırma" adı verilen bir yöntem kullandığı, kaçak durumdaki yapılar için geriye dönük evrak düzenledikleri ve elde ettikleri rüşvet paralarını inşaat firmaları ile lüks gayrimenkuller aracılığıyla akladıkları iddia ediliyor.
İlçedeki bazı inşaat projelerinde imar mevzuatına aykırı olarak kat ve daire sayılarının artırıldığı, ayrıca sorunlu projelerin onay süreçlerinin belediye bünyesindeki belirli memurlar tarafından hızlandırıldığı yönünde de iddialar bulunuyor.
Soruşturma belgelerinde, müteahhitlerin usulsüzlüklerinin göz ardı edilmesi karşılığında belediye görevlilerine nakit para, daire veya çeşitli menfaatler temin ettiği belirtiliyor. Bazı projelerde 20 dairelik kapasitenin usulsüz hesaplamalarla çok daha yüksek rakamlara çıkarıldığı ve bu yolla elde edilen haksız kazancın belediye içindeki ilgili şahıslarla paylaşıldığı da öne sürülen iddialar arasında.
Rüşvet Ödeme Trafiğinde "Sabun" Kodu
Bazı müteahhitlerin, belediye görevlilerine rüşvet ödemeleri için kendi aralarında özel yöntemler geliştirdiği, inşaat projelerindeki aykırılıkların görmezden gelinmesi karşılığında belediye personeline menfaat sağladığı belirtiliyor. Bu karmaşık ödeme trafiğinin, "sorunları çözme veya erteleme" anlamında belirli çevrelerde "sabun" koduyla anıldığı da iddialar arasında yer alıyor.
Ayrıca, belediye iştiraklerine ait kredi kartlarının kişisel harcamalar için kullanıldığı, şirket kaynaklarından karşılıksız nakit çekildiği ve bazı siyasi organizasyonların konaklama, yemek, ulaşım, araç kiralama gibi giderlerinin belediye iştirakleri aracılığıyla finanse edildiği de öne sürülen yolsuzluklar arasında.
Soruşturma, "bankamatik personel" olarak tabir edilen yöntemi de mercek altına aldı. SGK kayıtları ve tanık beyanları doğrultusunda, fiilen görev yapmadığı halde maaş ve ödeme alan kişiler ile bu sistemin kurulmasında sorumluluğu olduğu düşünülen belediye ve iştirak çalışanları da soruşturma kapsamına dahil edildi. Belediye kaynakları kullanılarak çalışmayan kişilere düzenli ödemeler yapıldığı ve bu uygulamanın organize bir yapı içinde devam ettirildiği de iddialar arasında.
Öte yandan, araç kiralama, lastik alımı, çöp konteyneri tedariki, bitki alımı, etkinlik organizasyonları ve doğrudan temin gibi işlemler de incelemeye alındı. Bazı ihalelerin belirli firmalara yönlendirildiği, alımların piyasa değerinin çok üzerinde fahiş fiyatlarla gerçekleştirildiği ve bu işlemler aracılığıyla haksız menfaatler sağlandığı da öne sürülen önemli iddialar arasında yer alıyor.




